Ana içeriğe geç

Dünya Ekonomisi ve Şirketlerimiz

Görüş · 24 Mayıs 2023

Dünya ekonomisi; Ukrayna-Rusya Savaşı sonrasında Rusya’ya yönelik alınan yaptırım kararları, FED ve Avrupa Merkez Bankası’nın faiz artışları, ABD’de gerçekleşen banka iflasları, NATO’nun genişlemesi ile şekillenmekte olan yeni siyasi dengeler, Euro Bölgesi’nde üretimin ve ekonominin daralması, küresel iflaslar ile iflas beklentilerinin artması etkilerinin altında bulunmaktadır.

Ülkemizde de şirketler, son aylarda önemli ekonomik ve siyasi gelişmeler altında üretim ve satış faaliyetlerini sürdürmektedir. Toplam ihracat ve ithalat hacminin artış kaydetmesine karşın dış ticaret açığının artarak sürdüğü ülkemizde, bu açığın kapatılmasında turizm gelirleri ile net hata-noksan hesap başlığı altında sağlanan gelirler etkili olmaktadır. Ancak bu husus ülkemizde dövizde artış beklentisi yaratmaktadır.

Yurt içinde üretim ve satış yapan şirketlerimizin son dönemlerde faaliyetlerini sürdürürken karşılaştığı sorunlar aşağıda özetlenmiştir:

  • 14 Mayıs 2023 tarihinde yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerinin siyasi yapıda ve ekonomi politikasında değişim beklentisi yaratması nedeniyle yatırımların bir müddet askıya alınması.
  • Kahramanmaraş Depremi’nin can ve mal kaybının yanı sıra ülke ekonomisine büyük ölçüde zarar vermesi.
  • Ülke ekonomisinin enflasyonist sürece girmesi ve tüketicilerde alım gücünün oldukça azalması.
  • TCMB tarafından açıklanan gösterge faizin enflasyon düzeyinin oldukça altında kalmasına karşın mevduat ve kredi faizlerinde artış yaşanması ve reel sektörün düşük faiz imkânlarından sınırlı yararlanabilmesi.
  • Dış ticaret açığının artarak sürmesi ve döviz kurlarında artış baskısı yaratması.
  • BDDK ve TCMB’de yapılan mevzuat değişiklikleriyle dövize ve kredi kullandırımına yönelik talebin azaltılması amaçlı önlemlerin artırılması.
  • Asgari ücretin enflasyon artışına bağlı olarak yükseltilmesi ve bu hususun şirketlerde personel ve toplam maliyetlerin artmasına yol açması.
  • EYT’lilerin emeklilik hakkı kazanması sebebiyle ödenecek kıdem tazminatlarının şirketlerde ek fon ihtiyacı oluşturması.
  • Doğal gaz ve elektrik fiyatlarında son ayda yapılan indirime rağmen bu giderlerin toplam maliyetlerdeki ağırlıklı etkisinin sürmesi.
  • Kur Korumalı Mevduat hacmindeki artış ve bu mevduatın Hazine’ye oluşturacağı ek maliyetleri karşılamada alınacak vergisel önlem veya emisyon hacmindeki artış beklentileri.
  • Kur artışının enflasyonun altında kalması ve değerli TL’nin ihracatta rakip ülkeleri avantajlı hâle getirmesi.

Yukarıda saydığımız unsurların yanı sıra her şirketin kendi sektörünün özellikleri, müşteri portföyü, üretim ve satış stratejisi, mali gücü ve pazar beklentileri dahilinde oluşan sorunlarla karşı karşıya bulunması söz konusudur.

Bu hususlar dahilinde, tüm ölçekteki şirketlerimizin; pazar kaybı yaşamaması, mali yapısını desteklemesi, reel büyüme ve yeterli kâr sağlayabilmesi, yurt içi ve yurt dışındaki olumsuzluklardan en az düzeyde etkilenmesi için ulusal ve uluslararası riskler ile fırsatları dikkatli değerlendirmeleri, mali yapısıyla dengeli yatırımlar yapmaları, müşteri portföyünü çeşitlendirmeleri, müşterilerinin ödemelerini düzenli takip etmeleri, likidite oranlarının sektör ortalamalarına paralel oluşmasını sağlayacak önlemleri almaları, maliyet kontrolünü iyi yapmaları ve özellikle KOBİ ölçekli şirketlerde kurumsallaşmaya önem vermeleri uygun olacaktır.

RatingMetre A.Ş.